Bugün yeni bir yıla girdik. Nasıl ki ömrü olan yeni bir güne uyanıyorsa ömrü olan 2024 yılının ilk gününe uyandı. Saatler, günler, haftalar, aylar ve yıllar;
bir ölçüte dayalı olarak bir şekilde geçmiyor mu?
Zamanın nasıl geçtiği mi önemli?
Yoksa zamanın geçmesi mi önemli?
Dedik ya sağlıklıysan ömrün varsa zaman geçiyor. Sen istemesen de uyusan da otursan da zaman geçiyor.
Zamanın geçmesi biz insanların olgunluğu ve dünyayı daha çok sahiplenip pişkinlik yapabilmesi için iyi bir kriter mi?
Bir insan düşünelim iyiyi, doğruyu, güzeli, ahlakı başucundan eksik etmemiş. İnsanlığa hizmet etmiş. Kendisinden sonraki nesil için faydalı olmuş. Çalışmış çabalamış. Benliğini hiçe saymış. Ama 30 sene yaşamış.
Başka bir insan düşünelim iyiyi, doğruyu, güzeli, ahlakı kendi çıkarlarına göre yaşamış ve insanları sürekli yargılamış. Dedikodu başucundan eksik olmamış. İnsanlığa şeklen ve sözde hizmet etmiş. Kendisinden sonraki nesli hakir görüp o nesle çelme takmaya çalışıp iftiralar atmış. Tabi zaman geçmiş ara ara çalışmış. Benliği yani egosu tavan yaşamış. Yaş bulmuş 70’i.
Hangi insan yaşamış?
Zamanın uzunluğu mu niteliği mi önemli?
Herkese mutlu yıllar diliyorum.
Sağlık diliyorum.
Huzur diliyorum.
Zaman öyle ya da böyle geçer.
Sen öyle bir geçmelisin ki
Zaman bile senden bahsetmeli.
Yorumlar
Yorum Gönder