Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Salgın Sürecinde Velilere Öneriler

  Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıklamaları doğrultusunda 2020/2021 eğitim öğretim yılının 2. dönemi 15.02.2021 tarihinde başlayacak. Dünyada ve ülkemizde salgına karşı hız kesmden mücadele devam etmekte. Henüz salgını kontrol altına almış değiliz. Peki, salgının gölgesinde 15 şubatta eğitim öğretim sürecine nasıl başlayacağız? Süreç içerisinde veliler çocuklarına nasıl destek olabilir? Bu sorulara yanıt verebilmek adına bir kaç söz edeceğim. 15/02/2021 tarihinde köy okulları ve anaokulları tam zamanlı olarak yüz yüze eğitime başlayacak. Dersler 30 dakika teneffüsler 10 dakika olacak. Gün içerisinde öğlen yemeği arası verilmeyecek. 30'ar dakika üzerinden; İlkokullar  günde altı saat, ortaokullar ise günde yedi saat yüz yüze eğitim görecekler. Örneğin Eğitim öğretime sabah 09.00'da başlayan bir ortaokul 13.30'da eğitim öğretimi tamamlayacak. 1.03.2021 tarihinde ise 8. ve 12. sınıflar yüz yüze eğitime başlayacak. İlkokullar ise tüm sınıf düzeyleri ile seyreltilmiş sınıflard...

Sosyal İlişkilerimizde Ne Kadar Ölçülüyüz?

Evlerde tencere kaynar, aile bireyleri doyar. Tabi ki evlerimizde tencerelerimizin kaynaması için alışverişe çıkmamız gerekir. Belirli zaman dilimlerinde market ya da pazar alışverişi yaparak ocağımızdaki tencerenin kaynamasını sağlarız.  Alışveriş sırasında pazardaysak, üç kilo elma, bir kilo ıspanak, yarım kilo sarımsak vb. şeklinde isteklerimizi pazar tezgahında bulunan pazarcıya belirtiriz. Pazarcı da isteklerimiz doğrultusunda tezgahında bulunan terazi ile isteklerimizi ölçerek poşete koyar ve tarafımıza verir. Pazarcının kullanmış olduğu ölçü, kg ya da gr'dır. Pazarcı öyle rast gele poşete elmaları ya da ıspanakları doldurup ölçmeden al sana şu kadar kg elma ya da şu kadar kg ıspanak dememektedir. Alışveriş için markete geldiğimizde  alacağımız ürünlerin paketlerinin üzerinde ne kadar ölçüye sahip olduğunun yazdığını görürüz. Örneğin; bir ay içerisinde ya da belirli süre içerisinde evimize ne kadar un lazımsa o oranda ihtiyacımız olan unu market sepetimize atarız. Market...

Yönetici Atama Yönetmeliği

  Araştırmacı Gözüyle... Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı 5 Şubat 2021 tarihinde Yönetici Atama Yönetmeliğini güncelledi. Yönetmeliğin getirmiş olduğu yenilikler konusunda sayfalarca yazı yazılabilir. Bu yazımda yönetmeliğin eklerinde yer alan yeniden yönetici atama sürecinde kullanılacak olan "EK2 Değerlendirme Formunu" ve bir önceki yönetmeliğin ekinde bulunan yeniden yönetici atama sürecinde kullanılan "EK1 Değerlendirme Formunu" karşılaştıracağım. Karşılaştırmayı çok geniş tutmayacağım.  Okul Müdürlüğünde geçen hizmet yılını ölçüt alarak  ödüllerin, yüksek lisansın ve yeniden kendi okulunu tercih edecek yöneticiye verilecek ek puanı önceki yönetmelik ve yeni yönetmelik açısından değerlendireceğim. ÖDÜL Eski yönetmelikte  başarı belgesi olan bir yönetici için 1/0.36= 2.7  sene okul müdürlüğü görevinde geçen süreye denk geliyordu Yeni yönetmelikte  başarı belgesi olan bir yönetici için 1/2 =  0.5  sene okul müdürlüğü görevinde geçen süreye...

Robotlar Geliyor

  "Hiroşima" hatırlarsınız ki 1945 yıllıda 2. Dünya Savaşı'nda atom bombasının düştüğü, yerle bir olan Japonya'nın bir kenti. Aynı şekilde Japonya'nın başka bir kenti olan Nagazaki de atom bombasından nasibini aldı. 143000'e kişiye yakın insan atom bombasının düştüğü an ve sonrasında hayatını kaybetti. Adeta bir cehennem sıcaklığı ve yanıklığı havasında.... Japonya atom bombasının düştüğü alanları müze yaptı. Japonya; çocuklarına ne zorluklar çektiklerini, şimdi ne durumda olduklarını, gelişimin/dönüşümün önemini ve dünyada güçlü bir devlet olabilmelerinin koşullarını bu müzelerde büyük bir OLGUNLUKLA anlatmakta.. Olgunlukla sözcüğünü neden büyük harfle yazdım? Büyük bir ciddiyetle demek istedim. Sütten azı yanan, yoğurdu üfleyerek yer misali... Nereden nereye? Youtube'de gezinirken, bir video karşıma çıktı. izlemem herhâlde, bir bakayım düşüncesi ile tıkladım. Videoyu sonuna kadar da izledim. Sanırım yakın geleceğin teknolojisini Japonya kurguluyor. Sağ o...

Kafamıza Çip Takacaklar

Elon Musk, namıdiğer dünyanın en zengin insanı. 2016 yılında "Neuralink" adlı projesi kapsamında  insan beynine takılacak çipi tanıtmıştı. Bu çip insan beyni ile bilgisayar arasında bağlantı kurmayı amaçlıyor. Çip kafatasımızın üstünde yer alan derimize yerleştirilecekmiş. Çip ile beynimiz arasındaki bağlantıyı saç telinden bile ince kablolarla kurulacakmış. Hatta bu çipin insana takılması ufak bir operasyonla gerçekleşiyormuş. Operasyon dediysem. Çip, anestezi uygulaması bile yapmadan "Neuralink ameliyat robotu" hüneri ile insan beynine takılacakmış. Peki ne olacak? Çip beynimizle olan bağlantısı sayesinde beynimizin sinyallerini alıyor ve bu sinyalleri elektronik cihazlara aktarıyor. Projenin deneklerinden biri domuzmuş. Çip domuza takılıyor ve domuzun beyninden gelen sinyaller bilgisayara aktarılıyor. Peki, çip takılan domuza ne oldu? Çip, domuza herhangi bir yan etkide bulunmamış. İlaçların yan etkilerinden korkarken başımıza neler takacaklar?  Bu arada, çipin g...

Okuma!

 Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma! Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!  [ Francis Bacon] Şimşekleri üstüne en çok 'Oyunları bozanlar' çeker !.. " -Malcolm X

Şu "An"ın Koşulları ile Tarih Yazmak

"Tarih zamanın şartlarına göre değerlendirilmeli." ifadesi Tarih derslerinde kült olmuştur. Peki, zamanın şartları nasıl oluşuyor? Geçmişi oluşturan zamanın şartları da bir "an"dır. Şimdi yaşadıklarımız yani şu "an", ilerleyen süreçte tarih olacaktır. "Tarih yazmak" deyimini uygulanır hale getirmek ise yaşadığımız şu "an"ın nasıl olduğu ile ilgilidir. Şu "an", bireysel ve toplumsal olarak kaliteli ve önemli işleri içerisinde barındırıyorsa "Tarih yazmak" deyimini somut hale getirmek olanaksız değildir.  "Tarih yazmak" için şu "an"ı iyi değerlendirmek gerekir. Şu "an"da yaşayan anne karnındaki bebekten, torunlarını seven bir dedeye kadar, insanları iyi analiz etmek gerekir. İnsanların hayallerini, ihtiyaçlarını, yaşam şekillerini, beklentilerini, yaptıklarını, yapabildiklerini ve bir çok özelliğini çok iyi değerlendirmekten bahsediyorum. İnsanları iyi değerlendirelim ki toplumsal yaşamda ...

Yeni Nesil Bireyler

Bu yazı ilkokul 1. sınıf ve 8. sınıf seviyeleri arasında çocuğu olan tüm velileri ilgilendirmektedir.... Çocuklarımız anasınıfı ve ardından ilkokul 1. sınıfa başlayarak örgün olarak eğitim öğrenimlerinin ilk basamağına adım atmış bulunuyorlar. Biliyorsunuz ki çocuklarımız ilkokulun ilk üç senesinde yazılı olarak sınavla karşılaşmamaktadırlar. Çocuklarımız ilk sınavlarını ilkokul 4. sınıf ta olmaktadırlar. Sınıf öğretmenleri önceden belirlenen ölçeklerle öğrencileri "Geliştirmeli", "İyi" ve "Çok İyi" olarak değerlendirmektedirler. Öğrencinin derslerde göstermiş olduğu gelişime bütüncül bir şekilde bakılarak bu değerlendirme yapılmaktadır.  Çocuklarımız 5. sınıfa gelmeleriyle birlikte artık ortaokul öğrencisi olmaktadır. Ortaokul seviyesine ulaşan bir öğrencinin önündeki en büyük sınav 8. sınıfta gireceği "Liselere Giriş Sınavı"'dır. Çünkü öğrenciler bu sınav sonucunda almış oldukları puanla okuyacakları liseleri tercih etmektedir. Puan ne kada...

Aşıyı Bulmak da ne? Diş Çıkardım Ben?

Dünyada ve ülkemizde salgına karşı mücadele hız kesmeden devam ediyor. Salgın Dünya’ya Çin’den yayıldı. Çin’e şu an uzaktan bakıldığında, Çinlilerin ülkelerinde salgını kontrol altına aldıkları görülmektedir. Şu an için Dünya genelinde birkaç aşı çeşiti üretildi. Üretilen aşılar insanlara v urulmaya başlandı. Bu aşılardan biri Çin’de üretildi. Belki de Çin'de salgının kontrol altına alınma nedeni  aşıyı uygulamaya koymalarıdır.   Aşılardan biri de Avrupa’da üretildi. Aşıyı üreten Çift Thime Dergisine kapak oldu. Hataylıların gözleri bu çifti bir yerlerden ısırdı. Bu Türk çift, Hatay'da doğan Prof. Uğur Şahin ve Prof Özlem Türeci’ydi. Yakın tarihte Aziz Sancar'ın Nobel Ödülünü almasından sonra bir kez daha bilimsel çalışmalar sonucu bizlerin göğsü kabardı.  Gazeteci, Şahin çiftine sorar: “Aşıyı bulduktan sonra kutlamayı nasıl yaptınız?” Şahin çifti “Evimize gittik ve çay içerek kutladık.” Cevabını verdi. Bu arada ufak bir araştırmayla Şahin çiftinin arabalarının olmad...

Ya Sonra, Ne Olacağız?

Yıllar önce dünyada okuryazarlık beceresi ulaşılması istenen büyük bir beceriydi. Ülkeler okuryazar insan sayılarını ölçüt alıp gelişmişlik düzeyleri ile birbirleriyle yarışıyorlardı.  Okuryazar insan sayısı oranlarıyla yarışıldığı yıllarda insanlar okuryazar olmadan günlük hayatlarını sorunsuzca yaşayabiliyorlardı. Çünkü insanların iletişim ağı şimdi olduğu gibi geniş değildi. Belirli mekanlarda belirli insanlarla belirli uyarıcılarla zaman akıp gidiyordu  Okuryazar olmak ve birçok bilgiye sahip olmak bireysel ve toplumsal olarak büyük bir gücü temsil ediyordu. Ya şimdi, Okur olmak yeter mi? Yazar olmak yeter mi? Çok bilgiye sahip olmak yeter mi?  Ya şimdi ne olmak gerekiyor? Ya sonra ne olacağız?