Ana içeriğe atla

Yönetici Atama Yönetmeliği

 Araştırmacı Gözüyle...

Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı 5 Şubat 2021 tarihinde Yönetici Atama Yönetmeliğini güncelledi. Yönetmeliğin getirmiş olduğu yenilikler konusunda sayfalarca yazı yazılabilir. Bu yazımda yönetmeliğin eklerinde yer alan yeniden yönetici atama sürecinde kullanılacak olan "EK2 Değerlendirme Formunu" ve bir önceki yönetmeliğin ekinde bulunan yeniden yönetici atama sürecinde kullanılan "EK1 Değerlendirme Formunu" karşılaştıracağım. Karşılaştırmayı çok geniş tutmayacağım. Okul Müdürlüğünde geçen hizmet yılını ölçüt alarak ödüllerin, yüksek lisansın ve yeniden kendi okulunu tercih edecek yöneticiye verilecek ek puanı önceki yönetmelik ve yeni yönetmelik açısından değerlendireceğim.

ÖDÜL

Eski yönetmelikte başarı belgesi olan bir yönetici için 1/0.36=2.7 sene okul müdürlüğü görevinde geçen süreye denk geliyordu

Yeni yönetmelikte başarı belgesi olan bir yönetici için 1/2 = 0.5 sene okul müdürlüğü görevinde geçen süreye denk geliyor.

Eski Yönetmelikte üstün başarı belgesi olan bir yönetici için 2/0,36 =5,5 sene okul müdürlüğü görevinde geçen süreye denk geliyordu

Yeni yönetmelikte üstün başarı belgesi olan bir yönetici için 2/2 = 1 sene okul müdürlüğü görevinde geçen süreye denk geliyordu

Eski Yönetmelikte ödül belgesi olan bir yönetici için 4/0.36 =11,11 sene okul müdürlüğü görevinde geçen süreye denk geliyordu

Yeni yönetmelikte ödül belgesi olan bir yönetici için 4/2 = sene okul müdürlüğü görevinde geçen süreye denk geliyordu.


EĞITIM DURUMU

Eski yönetmelikte üç ve dört senelik üniversite bitiren her bir yöneticiye her sene için bir puan verilirken yeni yönetmelikte bu durum söz konusu değil. Fakat yeni yönetmelikte ikinci bir üniversite bitiren yöneticiler dört puan almaktadır.

Eski yönetmeliği göre yönetim alanında yüksek lisans yapan yöneticilere üç puan veriliyordu. Bu üç puan da 3/0,36 =8,33 yıl okul müdürlüğü hizmet süresine denk düşüyordu.

Yeni yönetmelikte ise yönetim alanında yüksek lisans yapan yöneticilere altı puan verilmektedir. Bu altı puan 6/2=3 yıl okul müdürlüğü hizmet süresine denk düşmektedir.


AYNI EĞİTİM KURUMUNA TEKRARDAN YÖNETİCİ OLMANIN AVANTAJI

Eski yönetmelikte ise yine dört puan verilmekteyken bu puan 4/0,36=11,11 yıl okul müdürlüğü hizmet süresine denk düşmektedir

Yeni yönetmelikte ikinci dört yılda tekrar aynı okulunu tercih yapan yöneticiye dört puan verilmekte olup bu da 4/2 = 2 yıl okul müdürlüğü hizmet süresine denk düşmektedir.

Değerlendirme

Ödüller bazında yeni yönetmelik, eski yönetmeliğe göre daha az hizmet yılına eşit düşmektedir.

Eğitim durumu bazında yeni yönetmelik, eski yönetmeliğe göre daha az hizmet yılına eşit düşmektedir.

Yeni yönetmeliğe  göre tekrar kendi okulunu tercih edecek bir yöneticiyi iki sene fazladan okul müdürlüğü yapan bir yönetici geçebilmektedir. Bu durum eski yönetmelikte 11,11 sene hizmet yılına denk geliyordu. 


NOT: Ölçüt alınan okul müdürlüğü puanı ikinci dört yıldan sonraki süreler baz alınarak hesaplanmıştır.

Kalın Sağlıcakla....


Anıl ESEMEN

08.02.2021

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Piri Hırs ve Hiçlik Makamı Arasındaki Hayat

  🌀 Piri Hırs Bence insanın içinde hiç sönmeyen bir istek var; daha çok şeye sahip olma, makam ve mevki arzulama hali. “Piri” ifadesi burada sembolik; sanki hırs, insanın aklını çelen ve yönlendiren bir öğretici gibi. Eğer kontrol edilmezse bu duygu insanı bağımlı hale getiriyor, gözünü doyurmuyor ve iç huzurunu elinden alıyor. Tasavvuf geleneğinde de hırs, “nefsin ateşi” diye anlatılıyor. 🌌 Hiçlik Makamı Tasavvufta en yüce mertebelerden biri hiçliktir. İnsan, kendi benliğinden sıyrılıp bütün varlığını Allah’ın kudreti karşısında yok sayar. Buradaki “hiçlik” aslında yokluk değil; tam aksine varlığın en yüksek idrakidir. Tevazu, teslimiyet ve kulluk bilinciyle doludur. Yunus Emre’nin “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için…” sözleri bu anlayışı en güzel şekilde yansıtır. ⚖️ İkisinin Arasında Hayat İnsan hayatı boyunca çoğu zaman hırs ile hiçlik arasında gidip gelir. Çalışmak, kazanmak, gayret etmek zorundayız; bu anlamda hırs, insana enerji ve azim verir. Ama yolu...

İçindeki Zehri Tanı

  İçindeki Zehri Tanı – Mutluluğun Önündeki Gerçek Engel İnsan, dış dünyada gördüklerinin çok daha fazlasını içinde taşır. Kalabalıkların içinde yalnız hissedebilir; bolluk içinde yokluk çekebilir. Çünkü gerçek huzur ve mutluluk, hiçbir zaman dış koşullara bağlı değildir. Asıl belirleyici olan, insanın iç dünyasıdır. Günümüz insanı sıkça “neden mutlu değilim?” diye sorar. Oysa bu sorunun cevabı çoğu zaman karmaşık değil, son derece açıktır: Çünkü içimizde, mutluluğun yeşermesine izin vermeyen duygular taşıyoruz. Kin, nefret, öfke, kıskançlık, haset, güvensizlik ve dedikodu gibi zehirli duygular, insanın iç dünyasını karanlığa çeker. Kalpte bu duygular oldukça, dışarıdan gelen hiçbir güzellik içeriye ulaşamaz. İçimizdeki Sessiz Yıkım Negatif duygular, zamanla sadece ruhsal sağlığı değil, fiziksel sağlığı da etkiler. Psikosomatik hastalıklar, yani stres ve yoğun duygusal yük sonucu oluşan fiziksel hastalıklar, bu durumun en net örneğidir. Sürekli öfke hâlinde yaşayan biri...

Ya Sonra, Ne Olacağız?

Yıllar önce dünyada okuryazarlık beceresi ulaşılması istenen büyük bir beceriydi. Ülkeler okuryazar insan sayılarını ölçüt alıp gelişmişlik düzeyleri ile birbirleriyle yarışıyorlardı.  Okuryazar insan sayısı oranlarıyla yarışıldığı yıllarda insanlar okuryazar olmadan günlük hayatlarını sorunsuzca yaşayabiliyorlardı. Çünkü insanların iletişim ağı şimdi olduğu gibi geniş değildi. Belirli mekanlarda belirli insanlarla belirli uyarıcılarla zaman akıp gidiyordu  Okuryazar olmak ve birçok bilgiye sahip olmak bireysel ve toplumsal olarak büyük bir gücü temsil ediyordu. Ya şimdi, Okur olmak yeter mi? Yazar olmak yeter mi? Çok bilgiye sahip olmak yeter mi?  Ya şimdi ne olmak gerekiyor? Ya sonra ne olacağız?