Ana içeriğe atla

Corona Bizleri Şaşırtı

 Corona bizleri şaşırttı!!!

Geçtiğimiz Mart ayından beri corona virüsü ile mücadele ediyoruz. Tehlikenin başladığı gün itibari ile devletimiz gerekli önlemleri aldı ve biz vatandaşlar da bu önlemlere uyarak salgının ülkemizde kötü seyretmesini engelledik.
Toplumların başına gelen felaketlerde devletler ve yöneticileri vatandaşlarına iyi örnek ve rehber olarak gidişatı olumlu tarafa çekebilmektedir. Yaşadığımız virüs felaketi karşısında devletimizin ve yöneticilerimizin bizlere iyi örnek ve rehberlik ettiğini düşünüyorum.
- [ ] Neyseki yeni normalleşme sürecine girdik. Epey de zaman oldu. Yeni normalleşme sürecinde ise biz vatandaşlara toplumumuzun iyiliği ve sağlığı İçin çok önemli ödevler düşmektedir.
En büyük görevimiz ise temizlik, maske kullanımı ve mesafeye dikkat etmemiz.
- [ ] Maske kullanımı konusunda ise artık bir yılgınlığa düştüğümüzü düşünüyorum. Önceleri titizlikle kullandığımız maskemizi artık ceza yememek için gelişi güzel kullanmaktayız. Zaten yolda yürürken, insanlarla mesafemizin en fazla olduğu zaman, maskesiz yakalanmaya görelim. 900 maske alabileceğimiz parayı ceza olarak ödüyoruz. Cafede ve kahvede mi oturuyoruz? Ya da lokanta... maske takmasak da olur. Plajda ise zaten maskeye gerek yok! Plajlarda virüs bulaşmamakta. Ya da eğlence merkezlerinde. Barlara ne mi oldu? Tabiki restoran. Neden mi? Restoranlara virüs giremiyor. Bayramda zaten virüs tatildeydi. Fakat okullar, camiler aman dikkat!!! Virüs buralarda bizlere tuzak kurmuş durumda. sokaklar çocuklarla dolu. Hepsi gayet güzel oyunlarını oynuyorlar. Virüs sokaklara uğramıyor. Ama okul bahçelerine dikkat!!!
Uzun lafın kısası şaşırdık!!!
Kurallara uyarsak, her alanda normale dönebiliriz. Kurallara uymasak devletimizin almış olduğu tüm tedbirler sokaklara attığımız maskeler gibi çöpe gider. Kurallara sıkı sıkı uyan vatandaşlarımızın da tüm emeği heba olur gider.
Bu şaşkınlığın zirvesini gördük mü? Gördük tabi ki. Düğüncü anne corona oluyor. Düğüne kimse gelmez diye, ses çıkartmıyor. Corona olana tabiki geçmiş olsun ziyareti yapmamız gerekir. Neyseki yapıyoruz. Eee mangalsız da olmazdı. Karantinadaki abimiz, tüm apartman sakinlerine de mangalını yaptı. Tabiki bu virüsün panzehiri mangal dumanı. Toplu taşımada ise omuz omuza verirsek birlik ve beraberliğimiz ile bu virüsün üstesinden geliriz. Bu kuralı da uygulamayı ihmal etmiyoruz. Bence bu virüsler bu şaşkınlığımıza şaşırıp Çin’e geldikleri gibi gidecekler.
Corona karışık, belirsizlik içeren, sinsi bir virüs diyorlar. Bu virüs bedenimizde okuluşturduğu karışıklığı ve şaşkınlığı toplumumuzda da oluşturdu. Sosyologlara bu süreçte çok iş düştüğünü düşünüyorum.
Sonumuz hayır olsun.( öz eleştiri) A. Esemen, 14/08/2020

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İçindeki Zehri Tanı

  İçindeki Zehri Tanı – Mutluluğun Önündeki Gerçek Engel İnsan, dış dünyada gördüklerinin çok daha fazlasını içinde taşır. Kalabalıkların içinde yalnız hissedebilir; bolluk içinde yokluk çekebilir. Çünkü gerçek huzur ve mutluluk, hiçbir zaman dış koşullara bağlı değildir. Asıl belirleyici olan, insanın iç dünyasıdır. Günümüz insanı sıkça “neden mutlu değilim?” diye sorar. Oysa bu sorunun cevabı çoğu zaman karmaşık değil, son derece açıktır: Çünkü içimizde, mutluluğun yeşermesine izin vermeyen duygular taşıyoruz. Kin, nefret, öfke, kıskançlık, haset, güvensizlik ve dedikodu gibi zehirli duygular, insanın iç dünyasını karanlığa çeker. Kalpte bu duygular oldukça, dışarıdan gelen hiçbir güzellik içeriye ulaşamaz. İçimizdeki Sessiz Yıkım Negatif duygular, zamanla sadece ruhsal sağlığı değil, fiziksel sağlığı da etkiler. Psikosomatik hastalıklar, yani stres ve yoğun duygusal yük sonucu oluşan fiziksel hastalıklar, bu durumun en net örneğidir. Sürekli öfke hâlinde yaşayan biri...

Piri Hırs ve Hiçlik Makamı Arasındaki Hayat

  🌀 Piri Hırs Bence insanın içinde hiç sönmeyen bir istek var; daha çok şeye sahip olma, makam ve mevki arzulama hali. “Piri” ifadesi burada sembolik; sanki hırs, insanın aklını çelen ve yönlendiren bir öğretici gibi. Eğer kontrol edilmezse bu duygu insanı bağımlı hale getiriyor, gözünü doyurmuyor ve iç huzurunu elinden alıyor. Tasavvuf geleneğinde de hırs, “nefsin ateşi” diye anlatılıyor. 🌌 Hiçlik Makamı Tasavvufta en yüce mertebelerden biri hiçliktir. İnsan, kendi benliğinden sıyrılıp bütün varlığını Allah’ın kudreti karşısında yok sayar. Buradaki “hiçlik” aslında yokluk değil; tam aksine varlığın en yüksek idrakidir. Tevazu, teslimiyet ve kulluk bilinciyle doludur. Yunus Emre’nin “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için…” sözleri bu anlayışı en güzel şekilde yansıtır. ⚖️ İkisinin Arasında Hayat İnsan hayatı boyunca çoğu zaman hırs ile hiçlik arasında gidip gelir. Çalışmak, kazanmak, gayret etmek zorundayız; bu anlamda hırs, insana enerji ve azim verir. Ama yolu...

Ya Sonra, Ne Olacağız?

Yıllar önce dünyada okuryazarlık beceresi ulaşılması istenen büyük bir beceriydi. Ülkeler okuryazar insan sayılarını ölçüt alıp gelişmişlik düzeyleri ile birbirleriyle yarışıyorlardı.  Okuryazar insan sayısı oranlarıyla yarışıldığı yıllarda insanlar okuryazar olmadan günlük hayatlarını sorunsuzca yaşayabiliyorlardı. Çünkü insanların iletişim ağı şimdi olduğu gibi geniş değildi. Belirli mekanlarda belirli insanlarla belirli uyarıcılarla zaman akıp gidiyordu  Okuryazar olmak ve birçok bilgiye sahip olmak bireysel ve toplumsal olarak büyük bir gücü temsil ediyordu. Ya şimdi, Okur olmak yeter mi? Yazar olmak yeter mi? Çok bilgiye sahip olmak yeter mi?  Ya şimdi ne olmak gerekiyor? Ya sonra ne olacağız?