İşi ile ilgilenen, işini daha iyi nasıl yapabileceğini düşünen; eylemlerinde ailesinin, toplumunun ve ülkesinin menfaatlerini ön planda tutan insanlar günlük hayatlarında dedikodu, kin, nefret vb. duyguların hayatlarında yer almasına izin vermezler. İzin vermek derken, akıllarına dedikodu, kin, nefret vb. olumsuz unsurlar gelmez, gelemez. Ama nerede algıları zayıf, çevresine duyarsız, bencil, çapını bilmez insan varsa... dedikodu, kin, nefret vb. unsurlar bu insanların hayat yemeklerinin vazgeçilmez malzemeleridir. Yapılan yemeği de tabi ilk aşçısı tatına bakar....
Sürçü lisan ettiysek affola
Ne de güzel demiş Hoca Ahmed Yesevi,
"Kitabına eğilmiş çocuk, aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi, tezgahtaki sanatkâr, fenâlık düşünmeye vakit bulamaz."
Yorumlar
Yorum Gönder